Ted Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ted Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2015 Çarşamba

Sıfatlara Bir De Böyle Bak

Türkçe dersimizde "Sıfatlar" (Ön Adlar) konusuna başladık. Bildiğiniz gibi ön adlar konusu bizim yaş grubumuza göre zor bir konu. Bizim yaş grubumuzdaki öğrencilere öğretmenin sadece düz anlatım yolunu kullanarak bu konuyu kavratması neredeyse imkansız. Zümre arkadaşlarımla birlikte nasıl etkinlikler yaparsak çocukların konuyu kavramasını sağlayabiliriz diye düşündük.

Her öğrencinin kendinden yola çıkarak sıfatları öğrenebileceğine karar verdik. Sıfatlar konumuzu anlattıktan sonra sayı, durum, renk ve biçim sıfatlarını  kendi vücutlarında  gösterebileceklerini anlattık.

ETKİNLİK ZAMANI

Her öğrenciye bir A3 kağıdı verdik. Ortasına bir yuvarlak çizerek kesmelerini istedik. Kestikleri yuvarlağın etrafına kendi dış görünüşlerine ait sıfatları yazmalarını istedik. Daha sonra kendi durumlarını anlatan sıfatları yazmalarını söyledik. Bakın ortaya neler çıktı. :)


























18 Şubat 2015 Çarşamba

Eğlenceli Fen Bilgisi! :)

   Fen Bilgisi dersimizin bu dönem ilk konusu canlılar. Çevremizdeki varlıkları listeleyerek dersimize başladık. Tüm varlıkları listeledikten sonra özelliklerini düşünerek gruplandırmalarını istedik. Öğrencilerimiz saydıkları varlıkları canlı ve cansız varlıklar olarak iki gruba ayırdılar. Canlı varlıklar üzerinde çalışacağımızı söylediğimizde heyecanlarını gözlemlemek çok keyifliydi J

   Canlı varlıkları belirledikten sonra neden bu varlıklara canlı varlıklar diyoruz sorusunu yönelttik. Canlı olmalarını hangi özelliklerinden anlıyoruz, neleri yapabiliyorlar ki bu varlıklara canlı diyebiliyoruz sorularıyla konuyu derinleştirmeye çalıştık. Öğrencilerin yaptıkları yorumlar ve önermeler oldukça ilginçti J

   Canlıların özelliklerini sınıf tartışmasıyla belirledikten sonra öğrencilere renkli kağıtlar dağıtarak bu özellikleri resimleyerek ve kısa cümlelerle açıklayarak anlatmalarını istedik. Ortaya aşağıda göreceğiniz oldukça renkli çalışmalar çıktı J







   Bu sene 3. Sınıflar müfredatına konan fen dersinin öğrencilerin ilgisini çok çektiğini, araştırma ve merak duygularını artırıp onları çevrelerinin farkında olmaya biraz daha yaklaştırdığını gözlemlerimize dayanarak söyleyebiliriz sanırım J

11 Şubat 2015 Çarşamba

Betimleme Kelimelerle Resim Yapma Sanatıdır.


   Bu hafta Türkçe dersinde konumuz betimleyici anlatım tekniği.    Konuyu nasıl daha dikkat çekici hale getiririz diye düşünürken  kayıp suçluları bulmak için polislerin robot resimleri nasıl çizdikleri ile ilgili bir video izleterek konuya giriş yapmak geldi aklımıza.  Robot resim ile suçlunun gerçek görüntüsünün birbirine benzemesi için çizerin çok yetenekli olmasının yanında, anlatıcının da suçluyu  oldukça ayrıntılı bir şekilde tasvir etmesi gerekiyor. Konu çocuklarda oldukça merak uyandırdı. Konuya yardımcı olması açısından aşağıdaki linkten yararlanılabilir.

http://onedio.com/haber/19-robot-resim-ile-gercegi-arasindaki-farklar-benzerlikler-354310



   Daha sonra konuyu pekiştirmek için  neler yapabiliriz diye düşünürken internette "Sesli Betimleme Derneği" diye bir derneğin sayfası ilgimi çekti.  Bu dernek  2011 yılından bu yana sinema, tiyatro, seminer ve konferans gibi alanlarda engellilerin de bilgiye herkesle eşit biçimde erişebilmeleri için , görme engelliler için sesli betimleme, işitme engelliler için yazılı betimleme ve işaret dili çevirileri yapıyor. Derneğin sayfasını derinlemesine incelerken arşiv bölümünde  bir tane sesli betimleme videosu dikkatimi çekti. (çünkü videonun adı "Bodrum Rüyası"   : ) )

   Bu videoyu çocuklara önce görüntüsüz, sadece dinleterek anlatılanları kafalarında canlandırmalarını istedik. Daha sonra da videonun görüntülü halini tahtaya yansıttık. Kafalarında canlandırdıkları ile videodaki gerçek görüntü arasındaki benzerlikleri ve farkları sorduk ve anlatıcının ne kadar detaylı ve akıcı bir dille anlattığına dikkat çektik. Sonrasında böyle harika bir fikirle yola çıkan bu derneğin çalışmalarından bahsederek bu sosyal sorumluluk projesine de dikkat çekmiş olduk.


Sesli Betimleme Derneği
                                                                          Bodrum Rüyası


   Sıra geldi öğrencilerin betimleyici anlatım yaparak bir metin yazmasına. Tahtaya çözünürlüğü yüksek bir Bodrum evinin fotoğrafını (aşağıdaki) yansıtarak Bodrum'u hiç görmeyen bir arkadaşlarına betimleyici anlatım tekniğini kullanarak bir mektup yazmalarını istedik. Sonuçları henüz değerlendirmedik ama öğrencilerin yazarken heyecanlı olmaları ve kafalarını kağıttan kaldırmadan yazmalarını görmek bizi çok mutlu etti. :)


Ortaya Çıkan Birkaç Ürün






12 Ocak 2015 Pazartesi

BİR KELİME BİN KELİME-Bir Görsel Okuma Hikayesi :)

Görsel okuma Türkçe dersi kazanımlarının içinde yer alan ve günümüz şartlarında önemi epey artmış bir beceridir. Öğrenenlerin herhangi bir görseli yorumlama, analiz etme, çıkarımlarda bulunma, ana fikrini/konusunu belirleme çalışmalarında aktif bir katılım göstermesini bekliyoruz. Çünkü bu beceri aslında sadece Türkçe dersini değil tüm dersleri kapsayan, hayata dair bir bakış açısı oluşturmaları konusunda onlara  rehberlik edecek olan bir beceri.
Biz görsel okuma becerisini geliştirmek için geçen sene karikatürlerden yola çıkmıştık. Karikatürleri büyük kağıtlara renkli çıktılarını almış, panolar oluşturmuş, görsellerden çıkardıkları anlamları, çıkarımlarını yazmalarını istemiştik. Çeşitli yönergeler vererek yaptığımız bu çalışmalar sayesinde bu sene görsel okuma/yorumlama becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışmalarda ortaya çıkan ürünlerin daha kaliteli olduğunu söyleyebiliyoruz.
Sınıflarınızda uygulayabileceğiniz bir etkinliği paylaşmak istedim bugün. Bu haftanın enerji tasarrufu haftası olmasından yola çıkarak ilk önce öğrencilere bir görsel göstereceğimi, bu görseli incelemek için 1 dakikalarının olduğunu söyledim ve aşağıdaki görseli ekrana yansıttım.


Görseli inceledikten sonra görselle ilgili akıllarında kalan her nesneyi, eşyayı, kişiyi kelimelere dökmelerini istedim. Görselde gördükleri ve hatırladıkları herşeyi yazdılar. Sonra bu kelimelerden birini seçmelerini istedim. Seçtikleri kelimeyle ilgili akıllarına gelen her şeyi kavram haritası yöntemiyle yazmalarını istedim. Yaptıkları çalışmalar aşağıda :


Bu çalışmada bittikten sonra sıra geldi hikaye yazmaya. Öğrencilere "hazırladığınız kavram haritasındaki kelimelerin hepsini ya da çoğunu kullanarak bir yazılı anlatım yapmanızı istiyorum" şekline yönerge verdim. İsteyen şiir yazdı, isteyen tekerleme, rap şarkısı yazan bile vardı :) Değişik hikayeler çıktı ortaya, okuduğum zaman keyif veren ürünler çoğunluktaydı. Öğrenciler de yaparken çok keyif aldılar. Aşağıda bazı örnekleri görebilirsiniz..






Uygulamış bir öğretmen olarak Bir Kelime Bin Kelime etkinliğini denemenizi tavsiye ederim. :)


6 Ocak 2015 Salı

UYGULAYANLARIN GÖZÜNDEN İNTERAKTİF DEFTER ÇALIŞMALARI :)

Yaptığımız tüm çalışmalarla ilgili öğrencilerden geri bildirimler almaya çalışıyoruz. Bu geri bildirimler hem öğrencilerin yapılan etkinliklerle ilgili düşüncelerini öğrenmemize hem de daha sonra yapacağımız çalışmalarda planlama yaparken dikkat etmemiz gereken noktaları keşfetmemize yardımcı oluyor.

Bugün ise, interaktif defter çalışmalarımızı değerlendirdik. Bugün bu blog da paylaştığımız çarpma işlemi interaktif defter çalışmasını yaptıktan sonra öğrencilere küçük bir renkli kağıt vererek "İnteraktif defter çalışmalarımız için ne düşünüyorsunuz?" diye sorduk, alınan cevaplardan bazıları ise aşağıda :)







Öğrencilerin yorumlarına bakıldığında malzeme sorunu yaşandığını ve zaman kontrolü ile ilgili sıkıntı yaşadıklarını görüyoruz. Bu sorunların ortadan kalkması için yardımcı olursak daha kaliteli işler çıkaracaklarını varsayabiliriz :)





30 Aralık 2014 Salı

Pamuk Prenses ile Cadı Barıştı !!

Hafta sonu Doç Dr. Tamer Ergin den aldığımız "Beyin Temelli Öğrenme ve Farklılaştırılmış Eğitim" seminerimiz, anlama ve yazma becerileri yolculuğumuza yepyeni bir pencere açtı. Hemen bu hafta bir kaç çalışmayla bu eğitimin yansımalarını sınıfımıza aktarmaya çalıştık

Çocukların çok ilgilerini çekeceğini düşünerek "Raft Tekniği" ile bir masalı farklı açılardan yorumladık. Öyle güzel yazılar geldi ki çocukların hiç bu açılardan bakabileceğini düşünmemiştik masallara. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında siz hiç Cadı'nın da haklı olabileceğini düşündünüz mü veya Pamuk Prenses'in Cadı ile empati kurabileceği aklınıza geldi mi ? Çocukların aklına geldi. Tıpkı aşağıdaki gibi.:)








Ayna'dan da cadıya mesaj var :)
















29 Aralık 2014 Pazartesi

Kütüphanemizin 2014 Enleri

Kütüphane Öğretmenimiz Sevil Sarp çok güzel bir enler listesi yayınlamış.

Merhaba,

Malumunuz üzre her yıl sonunda bir “en”ler listesi yapılır.
Benim listemde kütüphanemizde en fazla okunan kitaplarla ilgili olacak.
Tüm seviyelerde ortak özellik seri kitap sevmeleri.
İşinize, bilginize yaraması dileğiyle J


2. sınıflar en çok
“Mürekkep İçiciler” serisini sevdi.



Merhaba! Adım Odilon. Babam bir kitapçı ama ben kitaplardan nefret ediyorum. Yaz tatilinde babama yardım etmek için dükkâna gitmiştim ve tuhaf bir müşteri görünce peşine düştüm.

Beni ısırdı!

Meğerse karaciğerinden rahatsızlandığı için kan içemeyen ve artık mürekkeple beslenen eski bir vampirmiş. 

Şimdi ben de bir mürekkep içici oldum ve bir zamanlar elimi bile sürmek istemediğim kitapların tadını aldım. Her fırsatta yeni kitaplar içmek için can atıyorum.

Ah bir de bu kadar yalnız olmasam!

Ah bir kız arkadaşım olması için neler vermezdim.

Belki çok yakında yayınlanacak İki Kişiye Bir Pipet isimli ikinci kitabımda o da olur, kim bilir...


3.sınıflar en çok
“Bat Pat” serisini sevdi.



Her şey, ailece gidilen gezintiden dönerken Bat Pat'in yolda bir mumya görmesiyle başlıyor. Ardından şehir müzesinde Mısır sergisinin açıldığını öğrenmeleriyle soru işaretleri artıyor. Kahramanlarımız sergiyi gezmeye karar veriyorlar ve umduklarından daha fazla şey öğreniyorlar. Örneğin uyuyan bir mumyanın fotoğrafını çekmenin ne kadar tehlikeli olabileceğini, neden böyle ortalarda dolanıyor olabileceğini... Ve ona yardım etmeye karar veriyorlar. Nasıl mı? Sadece birazcık kılık değiştirmek, birazcıkta Senet adı verilen bir oyunda usta olmak yeterli. Ama kahramanlarımız mumyadan daha korkunç şeylerin onları müzede beklediğini bilmiyor...


4. sınıflar en çok
“Sakar Fareler” serisini sevdi.




Sakar Fareler, müdüre önemli bir mesaj iletmek için okula gönderildiler ama kısa süre sonra püsküren tutkallar, boyalar, Rüstem adlı bir böcek ve bir oda dolusu yemek yüzünden dikkatleri dağıldı. Sonuç: SINIF KARIŞTI!



5. sınıflar en çok
“Olimposlular” serisi sevdi.



OLİMPOSLULAR dizisinde yer alan kitaplar, fantastik güçlere sahip kahramanların maceralarını anlatıyor; yeri göğü titreten, yıldırımlar savuran, denizlerde hâkimiyet kuran, şekil değiştiren, hatta görünmez olabilen kahramanlar…

Acaba bunlar yeni süper kahramanlar olabilir mi?

Hayır, bu dizide yer alan kitaplarda yeni süper kahramanlar değil, mitolojik Yunan tanrılarını bulacak ve bu mitolojik kahramanların hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak serüvenlerine OLİMPOSLULAR dizisinde tanıklık edeceksiniz. 



6. sınıflar en çok
“One Piece” manga serisi sevdi.




Dünya çapında da en çok okunan manga'lardan biri olan "One Piece" temel olarak Monkey D. Luffy adlı 17 yaşında, doğa üstü bir meyveyi yedikten sonra elastik özellikler kazanan bir gencin korsanlar kralı olma çabasını anlatır. 


7. sınıflar en çok
John Green’in tüm kitaplarını sevdi.



Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın ve Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü

On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır. 

Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubu'nda boy gösterince Hazel'ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır... 


8. sınıflar en çok
Neil Gaiman’ın tüm kitaplarını sevdi.



Genç ve iyi kalpli Richard Mayhew'un sıradan hayatı, bir kaldırımda karşısına çıkan yaralı genç kızın hayatını kurtarmasıyla sonsuza dek değişir. Bu iyilik Richard'ı var olduğunu hayal bile etmediği bir dünyayla –şehrin altındaki terk edilmiş Metro istasyonları ve kanalizasyonlarda gelişmiş karanlık bir yaşamla– tanıştırır. O artık, yarıklardan düşen insanların yaşadığı Aşağı taraf'ın bir parçasıdır... ve eğer bildiği dünyaya dönmek istiyorsa, gölgelerin ve karanlığın, canavarların ve azizlerin, katillerin ve meleklerin şehrinde yaşamayı öğrenmek zorundadır...



Hazırlık sınıflarının bu sene “en”leri İngilizce idi..

J
 Sevil Sarp Ege