"Hayatımızın her köşesinde var olan matematik nasıl öğretilmelidir?" Aslına bakarsanız çok zor bir soru :) İşte zümre arkadaşlarımla ders öncesi hazırlıklarımızı yaparken birbirimize sorduğumuz sorulardan bir tanesi :) İki haftadır bölme konusunu işlemeye başladık. Bölme kavramını öncelikle kelime olarak inceledik.
Öğretmen: "Bölme" kelimesi dediğimizde aklınıza neler geliyor?
Öğrenci: Ayırmak, paylaştırmak.
Öğretmen: Farklı olarak neler diyebiliriz?
Öğrenci: Karpuz.
Öğretmen: :)
Şimdi öğrenci neden karpuz demiş olabilir? Geçen sene öğrencilerimizle bölme işlemine geçtiğimizde Bölme işleminde yer alan kavramları( Bölünen, bölen, bölüm, kalan) nasıl somutlaştırdık bir bakın.
Bu kavramları tekrar hatırladıktan sonra matematik köşemizde bulunan nohutları görev dağılımı yaparak(sınıf yönetimi) öğrencilerin arkadaşlarına dağıtmalarını istedim.
Yaşasın nohutlar!
Masalarındaki nohutların içinden 20 tane ayırmaları söylenir. Daha sonra ayrılan 20 nohutları 4 gruba eşit bir şekilde paylaştırmaları istendi. (gruplama) Bu süreç farklı sayılarla 4-5 kez devam ettirilir. (somut işlemler döneminde dokunmak, sürece dahil olmak önemlidir.)
"Bölme işlemini bilmeden bölme yapılabilir mi?" dedik
Bakın hangi yolları bulduk :)
3. sınıf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3. sınıf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mart 2015 Çarşamba
BÖLME KOLAY İŞ
Etiketler:
3. sınıf
,
Ayırma
,
Bölme
,
bölme işlemi
,
gruplama
6 Mart 2015 Cuma
Kitaplar Seslendi!
4 Mart Dünya Sesli Kitap Okuma Günü'ydü. Kitap okumanın her daim başka bir keyfi ve anlamı olduğu düşünülürse sesli okumanın da ne kadar keyifli olacağı yadsınamaz..
Öğrencilerimizle birlikte bu özel gün için neler yapabiliriz diye beyin fırtınası yapınca ortaya, küçüklere kitap okuma fikri çıktı. 3. sınıf öğrencileri olarak biz, ana sınıfındaki kardeşlerimize kitap okuyarak onları da kitapların büyülü dünyasına çekebiliriz dedik. Gönüllü öğrencilerimiz ana sıfını öğretmenlerimizin bizlere verdiği kitapları çalıştılar. Ses tonlarına, mimiklerine, vurgu ve tonlamalarına dikkat etmeye çalıştılar. Daha sonra da okumalarını yaptılar. Herkesin keyif aldığı bir etkinlik oldu :)
Öğrencilerimizle birlikte bu özel gün için neler yapabiliriz diye beyin fırtınası yapınca ortaya, küçüklere kitap okuma fikri çıktı. 3. sınıf öğrencileri olarak biz, ana sınıfındaki kardeşlerimize kitap okuyarak onları da kitapların büyülü dünyasına çekebiliriz dedik. Gönüllü öğrencilerimiz ana sıfını öğretmenlerimizin bizlere verdiği kitapları çalıştılar. Ses tonlarına, mimiklerine, vurgu ve tonlamalarına dikkat etmeye çalıştılar. Daha sonra da okumalarını yaptılar. Herkesin keyif aldığı bir etkinlik oldu :)
Etiketler:
3. sınıf
,
Etkinlik
,
kitap
,
sesli kitap okuma
26 Şubat 2015 Perşembe
KORKMA, DENE!
Başarısızlıktan korkma. Ama denemeden
kaçırdığın şanslardan dolayı endişelen…
Bu alıntıyla
başladık dersimize. Bu aslında sadece hayat bilgisi müfredatını yerine getirmek
için değil, çocuklarımızın denemekten, yanılmaktan, düşmekten korkmamaları ve
her seferinde yeniden ayağa kalkıp yeniden yeniden denemelerini sağlamak için
önemli bir kazanım. Tahtaya yazdığımız yukarıdaki alıntı üzerine düşünmeleri
için bir süre verdik, bu alıntıdan ne anladıklarını, ne çıkardıklarını sınıfla
paylaşmalarını istedik. Oldukça ilginç ve cesur çıkarımlarda bulunan
öğrencilerimiz oldu.
Ders ne olursa olsun
görsel kaynaklardan yararlanmak çok daha kalıcı öğrenmeler sağlıyor. Bunun için
dünyaca ünlü kişilerin başarı ve başarısızlık üzerine ilham verici 10 sözünden
oluşan bir slayt izledik. İçlerinde M.Kemal Atatürk’ün “Zafer, "Zafer benimdir"
diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda
"Başardım" diyebilenindir.” sözü de vardı. İzlediğimiz slayt sonunda öğrencilerimizin başarı,
başarısızlık, denemek, vazgeçmemek, pes etmemek gibi anahtar kavramları
keşfettiğini gördük ve bunlarla ilgili
kafalarında netleşen düşüncelerini bizlerle paylaşmalarını istedik.
Daha sonra
bir grup çalışması yapacağımızı söyledik. Bu çalışma için her gruba A3
boyutunda bir kağıt verdik. Bu kağıda denemenin ve pes etmemenin önemini
vurgulayacak bir slogan bulmalarını ve dikkat çekecek şekilde kağıdı
hazırlamalarını istedik. Aşağıdaki örnekler oldukça dikkat çekiciydi.
Her bir
grup hazırladığı sloganı ve çalışmasını sınıfa sundu. Sınıfın farklı yerlerine
astığımız bu çalışmaları diğer gruplarda teker teker dolaşarak daha yakından
incelediler. Her öğrenciye verdiğimiz postitler yardımıyla hazırlanan slogan ile ilgili düşüncelerini postitlere yazarak o grubun kağıdına
astılar. Böylece her bir grup aslında birbirlerine geri bildirimlerde bulunmuş
oldu.
Birbirlerine verdikleri geri bildirimler sayesinde hem her öğrenci bir sonraki grup çalışmasında nelere dikkat etmesi gerektiğini, hem de birbirlerini olumlu bir dil kullanarak eleştirmenin ne kadar önemli olduğunu keşfetmiş oldular..
Dersin kapanışında da en beğendikleri sloganı seçtiler:
BAŞARILI OLMAK İÇİN İÇİNDEKİ BAŞARISIZLIK KORKUSUNU YEN!
Etiketler:
3. sınıf
,
başarı
,
başarısızlık
,
cesaret
,
denemek
,
eleştiri
,
hayat bilgisi
,
pes etmemek
,
slogan
18 Şubat 2015 Çarşamba
Eğlenceli Fen Bilgisi! :)
Fen Bilgisi dersimizin bu dönem ilk konusu canlılar.
Çevremizdeki varlıkları listeleyerek dersimize başladık. Tüm varlıkları
listeledikten sonra özelliklerini düşünerek gruplandırmalarını istedik.
Öğrencilerimiz saydıkları varlıkları canlı ve cansız varlıklar olarak iki gruba
ayırdılar. Canlı varlıklar üzerinde çalışacağımızı söylediğimizde heyecanlarını
gözlemlemek çok keyifliydi J
Canlı varlıkları belirledikten sonra neden bu varlıklara
canlı varlıklar diyoruz sorusunu yönelttik. Canlı olmalarını hangi özelliklerinden
anlıyoruz, neleri yapabiliyorlar ki bu varlıklara canlı diyebiliyoruz
sorularıyla konuyu derinleştirmeye çalıştık. Öğrencilerin yaptıkları yorumlar
ve önermeler oldukça ilginçti J
Canlıların özelliklerini sınıf tartışmasıyla belirledikten
sonra öğrencilere renkli kağıtlar dağıtarak bu özellikleri resimleyerek ve kısa
cümlelerle açıklayarak anlatmalarını istedik. Ortaya aşağıda göreceğiniz
oldukça renkli çalışmalar çıktı J
Bu sene 3. Sınıflar müfredatına konan fen dersinin
öğrencilerin ilgisini çok çektiğini, araştırma ve merak duygularını artırıp
onları çevrelerinin farkında olmaya biraz daha yaklaştırdığını gözlemlerimize
dayanarak söyleyebiliriz sanırım J
Etiketler:
3. sınıf
,
canlılar
,
eğlenceli fen
,
fen bilimleri
,
gözlem
,
Ted Bodrum
12 Ocak 2015 Pazartesi
BİR KELİME BİN KELİME-Bir Görsel Okuma Hikayesi :)
Görsel okuma Türkçe dersi kazanımlarının içinde yer alan ve günümüz şartlarında önemi epey artmış bir beceridir. Öğrenenlerin herhangi bir görseli yorumlama, analiz etme, çıkarımlarda bulunma, ana fikrini/konusunu belirleme çalışmalarında aktif bir katılım göstermesini bekliyoruz. Çünkü bu beceri aslında sadece Türkçe dersini değil tüm dersleri kapsayan, hayata dair bir bakış açısı oluşturmaları konusunda onlara rehberlik edecek olan bir beceri.
Biz görsel okuma becerisini geliştirmek için geçen sene karikatürlerden yola çıkmıştık. Karikatürleri büyük kağıtlara renkli çıktılarını almış, panolar oluşturmuş, görsellerden çıkardıkları anlamları, çıkarımlarını yazmalarını istemiştik. Çeşitli yönergeler vererek yaptığımız bu çalışmalar sayesinde bu sene görsel okuma/yorumlama becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışmalarda ortaya çıkan ürünlerin daha kaliteli olduğunu söyleyebiliyoruz.
Sınıflarınızda uygulayabileceğiniz bir etkinliği paylaşmak istedim bugün. Bu haftanın enerji tasarrufu haftası olmasından yola çıkarak ilk önce öğrencilere bir görsel göstereceğimi, bu görseli incelemek için 1 dakikalarının olduğunu söyledim ve aşağıdaki görseli ekrana yansıttım.
Biz görsel okuma becerisini geliştirmek için geçen sene karikatürlerden yola çıkmıştık. Karikatürleri büyük kağıtlara renkli çıktılarını almış, panolar oluşturmuş, görsellerden çıkardıkları anlamları, çıkarımlarını yazmalarını istemiştik. Çeşitli yönergeler vererek yaptığımız bu çalışmalar sayesinde bu sene görsel okuma/yorumlama becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışmalarda ortaya çıkan ürünlerin daha kaliteli olduğunu söyleyebiliyoruz.
Sınıflarınızda uygulayabileceğiniz bir etkinliği paylaşmak istedim bugün. Bu haftanın enerji tasarrufu haftası olmasından yola çıkarak ilk önce öğrencilere bir görsel göstereceğimi, bu görseli incelemek için 1 dakikalarının olduğunu söyledim ve aşağıdaki görseli ekrana yansıttım.
Görseli inceledikten sonra görselle ilgili akıllarında kalan her nesneyi, eşyayı, kişiyi kelimelere dökmelerini istedim. Görselde gördükleri ve hatırladıkları herşeyi yazdılar. Sonra bu kelimelerden birini seçmelerini istedim. Seçtikleri kelimeyle ilgili akıllarına gelen her şeyi kavram haritası yöntemiyle yazmalarını istedim. Yaptıkları çalışmalar aşağıda :
Bu çalışmada bittikten sonra sıra geldi hikaye yazmaya. Öğrencilere "hazırladığınız kavram haritasındaki kelimelerin hepsini ya da çoğunu kullanarak bir yazılı anlatım yapmanızı istiyorum" şekline yönerge verdim. İsteyen şiir yazdı, isteyen tekerleme, rap şarkısı yazan bile vardı :) Değişik hikayeler çıktı ortaya, okuduğum zaman keyif veren ürünler çoğunluktaydı. Öğrenciler de yaparken çok keyif aldılar. Aşağıda bazı örnekleri görebilirsiniz..
Uygulamış bir öğretmen olarak Bir Kelime Bin Kelime etkinliğini denemenizi tavsiye ederim. :)
Etiketler:
3. sınıf
,
eğlence
,
Etkinlik
,
görsel okuma
,
öykü yazma
,
paylaşım
,
Ted Bodrum
,
Türkçe
,
yaratıcılık
,
Yorumlama
11 Ocak 2015 Pazar
Kolay İnfografik Yapımı
Araştırma yaparken rastladığım bir siteyle ilgili paylaşımda bulunmak istedim. Görsel kullanımıyla ilgili siteleri incelerken PİKTOCHART isimli bir siteye rastladım. Bu sitede çeşitli şablonlar yardımıyla çok farklı görselleri yapabilmemiz için hazırlanmış kılavuzlar var. İstediğinizi şablonu seçip, istediğiniz konu ile ilgili poster, afiş, reklam, pano yapabiliyorsunuz. İlk denemeyi yaptım :)
Scamper tekniği ile ilgili sınıflarımızda çeşitli uygulamalar yapmıştık. Ancak öğrencilerin bu başlıkları daha iyi çözümleyebilmesi için gözlerinin önünde renkli bir afiş olarak bulunmasının fayda sağlayacağını düşünerek Scamper etkinliğiyle ilgili bir görsel hazırladım.

6 Ocak 2015 Salı
UYGULAYANLARIN GÖZÜNDEN İNTERAKTİF DEFTER ÇALIŞMALARI :)
Yaptığımız tüm çalışmalarla ilgili öğrencilerden geri bildirimler almaya çalışıyoruz. Bu geri bildirimler hem öğrencilerin yapılan etkinliklerle ilgili düşüncelerini öğrenmemize hem de daha sonra yapacağımız çalışmalarda planlama yaparken dikkat etmemiz gereken noktaları keşfetmemize yardımcı oluyor.
Bugün ise, interaktif defter çalışmalarımızı değerlendirdik. Bugün bu blog da paylaştığımız çarpma işlemi interaktif defter çalışmasını yaptıktan sonra öğrencilere küçük bir renkli kağıt vererek "İnteraktif defter çalışmalarımız için ne düşünüyorsunuz?" diye sorduk, alınan cevaplardan bazıları ise aşağıda :)
Öğrencilerin yorumlarına bakıldığında malzeme sorunu yaşandığını ve zaman kontrolü ile ilgili sıkıntı yaşadıklarını görüyoruz. Bu sorunların ortadan kalkması için yardımcı olursak daha kaliteli işler çıkaracaklarını varsayabiliriz :)
Bugün ise, interaktif defter çalışmalarımızı değerlendirdik. Bugün bu blog da paylaştığımız çarpma işlemi interaktif defter çalışmasını yaptıktan sonra öğrencilere küçük bir renkli kağıt vererek "İnteraktif defter çalışmalarımız için ne düşünüyorsunuz?" diye sorduk, alınan cevaplardan bazıları ise aşağıda :)
Etiketler:
3. sınıf
,
değerlendirme
,
eğlence
,
eleştiri
,
etkileşim
,
Etkinlik
,
İnteraktif defter
,
kes-yapıştır
,
matematik
,
Ted Bodrum
İnteraktif Defter Çalışması ile Çarpma İşlemi Daha Eğlenceli
Etiketler:
3. sınıf
,
çarpma işlemi
,
eğlenceli çarpım tablosu Ted bodrum
,
eğlenceli çarpma
,
İnteraktif defter
30 Aralık 2014 Salı
KESTİK YAPIŞTIRDIK, ÇARPIM TABLOSU HAZIRLADIK!
Kes yapıştır etkinlikleri öğrencilerin en keyif aldıkları
etkinlikler arasındadır. Ben de bu sefer çarpım tablosunu oluşturmak için bu
teknikten yararlandım. A3 kağıdına hazırladığım boş şablonu ve çarpım
tablosunun olduğu tabloyu öğrencilere dağıttım.
İkinci olarak öğrenciler her bir sayının çarpım sırasını
keserek boş şablona yapıştırdılar. Ancak kağıdın hepsini değil, bir kapak
oluşturacak şekilde yapıştırdılar. Böylece her bir işlemin sonucunu kağıdın
altına yazmış oldular.

Son aşamada da kağıtlarını süsleyerek kendi çarpım
tablolarını oluşturdular. Bu tabloyu eve götürerek odalarına asacaklar. Böylece
çarpım tablosunu öğrenmeleri daha da hızlanabilir diye düşünüyoruz J Umarım başarılı
oluruz! J
Etiketler:
3. sınıf
,
çarpım tablosu
,
kes-yapıştır
,
zümreler
29 Aralık 2014 Pazartesi
NEDEN- SONUÇ VE FİKİR YAPRAĞI ETKİNLİĞİ
Hezarfen Ahmet Çelebi'nin hayatındaki olayları neden-sonuç ilişkisi kurarak sıraladık. Daha sonra bu bilim insanını en iyi hangi kelime tanımlar diye düşündük, "Pes Etmeyen" de karar kıldık. Fikir Yaprağı tekniğiyle bu kavramın bizde çağrıştırdığı yeni kelimeleri belirleyerek bunları cümleler kurarak birleştirdik..
Etiketler:
3. sınıf
,
anahtar kelimeler
,
fikir yaprağı
,
kavram
,
Mucit
19 Aralık 2014 Cuma
17 Aralık 2014 Çarşamba
Hafta Sonu Ödevimiz , Ders: Fen Bilimleri ,Konu: Ses
3.sınıflar bu sene ilk defa Fen Bilimleri dersini görüyor. Bütün ilkleri yaşayan bir zümre olarak bu ilkte de hiç zorlanmadık. Çocuklar Fen Bilimleri dersini çok sevdi. Bu ay Ses ve Işık konusuna devam ediyoruz. Hafta sonu ödevimiz de ses konusu ile ilgili olsun istedik ve buradaki makaleden alıntı yaptık "dünyanın en yalnız balinasının hikayesi" ... Çok ilgi çekici ama biraz hüzünlü. Yalnız kalmanın empatisini en derinlerde yaşatıyor. Okumanızı tavsiye ederiz.
Ses Dalgaları ve Bir Balinanın Kaderi
" Konu iletişim olduğunda herşey mümkün" videosunu paylaştığımızda, uzun bir zaman önce okuduğum bir yazıyı hatırladım. " Ses dalgaları ve bir balinanın kaderi". Dünyanın en yalnız balinasının hikayesini duymuş muydunuz hiç?
... New York Times'ın 2004 yılına ait makalelerden birinde yayınlanmış dünyanın en yalnız balinasının hikayesi. Bilimadamları 1992 yılından beri takip ettikleri bu balina ile ilgili bir problemi ortaya çıkardılar. O diğer balinalar gibi değil. Arkadaşı, ailesi yok. Hiçbir kabileye, sürüye yada gruba dahil değil. Bir eşi bile yok, hiç olmamış. Onun seslenişi iki ile altı arası gruplardan oluşan çağrılar halinde geliyor ver herbiri beş altı saniye sürüyor. Fakat bu balinanın sesi diğer hiçbir balinanın sesine benzemiyor, eşsiz. Türünün geri kalanı 12hz ile 25hz arasındaki ses dalgaları ile iletişim kurarken, O, 51.75hz ile sesleniyor. Görüyoruz ki bu açık bir problem. Diğer hiçbir balina onu duyamıyor. İletişim kurabilmek için yaptığı tüm çağrılar cevapsız kalıyor. Tüm çığlıkları okyanusun sessizliğinde kayboluyor. Ve, herbir yalnız sesleniş ile daha da hüzünleniyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Yıllar geçtikçe çağrısının notaları umutsuzlukla daha da derinlere iniyor...
Aynı ses frekansında seslenemediği için kaderi yalnızlık olan bu hüzünlü balinanın nasıl hissettiğini bilebilir miyiz? Yada şöyle soralım; Çılgınca bağırdığınız, sesinizi duyurmak için çırpındığınız ama ne yaparsanız yapın sizi kimsenin duymadığı, varlığınızın bile farkedilmediği rüyalarınız oldu mu hiç? Birilerinin sizi duyması için defalarca deneyip korku ve üzüntü içinde sıçrayarak uyandığınız rüyalar...
İletişim kuramadığımızda hissettiğimiz duygular da bu rüyalara benzer. Uyumun içinde olmadığımız için seslerimizi algılayamayız ve ne söylersek söyleyelim, sesimiz nekadar yükselirse yükselsin, duyulamayız/ duyamayız. Oysa konuştuğumuzdan daha fazla dinlediğimiz de, göz teması kurduğumuzda, anlayabilme ve ifade edebilme niyeti içinde olduğumuzda söylediklerimiz rahatlıkla ve kolaylıkla yerini bulur. Anlayabilir ve anlaşılır oluruz.
Bu yazıyı okuduğunuzda "konu iletişim olduğunda, herşey mümkün" videosunu birkez daha izlemenizi tavsiye ederim. Çünkü hem hikaye hem de video kendimizi ifade edebilmemizin, iletişim kurabilmenin nekadar güçlü değerlere ulaşabilmemize vesile olduğuna dair çok keskin iki örnektir aslında. Önemli olan iletişim konusunda yaptığımız seçimlerin bu iki örnekten hangisine daha yakın olduğudur. Aynı frekansda, sadece sözlerimizin değil, aynı zamanda seslerimizin ve ruhumuzun da uyum içinde olduğu bir iletişim haline geçtiğimizde hissedebileceğimiz sevgi ve huzur olur. Rüyalarımız ise sıçrayarak uyandığımız korkularımıza değil, biraz daha içinde kalabilmek için uyanmaya direndiğimiz, gün ışığı ile huzur içinde ve gülümseyerek uyanmamızı ve yeni güne "Merhaba" dememizi sağlayan yansımalara dönüşür.
Her an'ımızda pozitif değerlere ulaşabilmenin ve uyum içinde daha falza paylaşabilmenin ümidi ile...
~ Şifanın Sırları
Hikayenin orjinaline bu link ile ulaşabilirsiniz:
http://soundtheater.tumblr.com/post/5248920094/sound-waves-and-the-fate-of-a-whale

... New York Times'ın 2004 yılına ait makalelerden birinde yayınlanmış dünyanın en yalnız balinasının hikayesi. Bilimadamları 1992 yılından beri takip ettikleri bu balina ile ilgili bir problemi ortaya çıkardılar. O diğer balinalar gibi değil. Arkadaşı, ailesi yok. Hiçbir kabileye, sürüye yada gruba dahil değil. Bir eşi bile yok, hiç olmamış. Onun seslenişi iki ile altı arası gruplardan oluşan çağrılar halinde geliyor ver herbiri beş altı saniye sürüyor. Fakat bu balinanın sesi diğer hiçbir balinanın sesine benzemiyor, eşsiz. Türünün geri kalanı 12hz ile 25hz arasındaki ses dalgaları ile iletişim kurarken, O, 51.75hz ile sesleniyor. Görüyoruz ki bu açık bir problem. Diğer hiçbir balina onu duyamıyor. İletişim kurabilmek için yaptığı tüm çağrılar cevapsız kalıyor. Tüm çığlıkları okyanusun sessizliğinde kayboluyor. Ve, herbir yalnız sesleniş ile daha da hüzünleniyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Yıllar geçtikçe çağrısının notaları umutsuzlukla daha da derinlere iniyor...
Aynı ses frekansında seslenemediği için kaderi yalnızlık olan bu hüzünlü balinanın nasıl hissettiğini bilebilir miyiz? Yada şöyle soralım; Çılgınca bağırdığınız, sesinizi duyurmak için çırpındığınız ama ne yaparsanız yapın sizi kimsenin duymadığı, varlığınızın bile farkedilmediği rüyalarınız oldu mu hiç? Birilerinin sizi duyması için defalarca deneyip korku ve üzüntü içinde sıçrayarak uyandığınız rüyalar...
İletişim kuramadığımızda hissettiğimiz duygular da bu rüyalara benzer. Uyumun içinde olmadığımız için seslerimizi algılayamayız ve ne söylersek söyleyelim, sesimiz nekadar yükselirse yükselsin, duyulamayız/ duyamayız. Oysa konuştuğumuzdan daha fazla dinlediğimiz de, göz teması kurduğumuzda, anlayabilme ve ifade edebilme niyeti içinde olduğumuzda söylediklerimiz rahatlıkla ve kolaylıkla yerini bulur. Anlayabilir ve anlaşılır oluruz.
Bu yazıyı okuduğunuzda "konu iletişim olduğunda, herşey mümkün" videosunu birkez daha izlemenizi tavsiye ederim. Çünkü hem hikaye hem de video kendimizi ifade edebilmemizin, iletişim kurabilmenin nekadar güçlü değerlere ulaşabilmemize vesile olduğuna dair çok keskin iki örnektir aslında. Önemli olan iletişim konusunda yaptığımız seçimlerin bu iki örnekten hangisine daha yakın olduğudur. Aynı frekansda, sadece sözlerimizin değil, aynı zamanda seslerimizin ve ruhumuzun da uyum içinde olduğu bir iletişim haline geçtiğimizde hissedebileceğimiz sevgi ve huzur olur. Rüyalarımız ise sıçrayarak uyandığımız korkularımıza değil, biraz daha içinde kalabilmek için uyanmaya direndiğimiz, gün ışığı ile huzur içinde ve gülümseyerek uyanmamızı ve yeni güne "Merhaba" dememizi sağlayan yansımalara dönüşür.
Her an'ımızda pozitif değerlere ulaşabilmenin ve uyum içinde daha falza paylaşabilmenin ümidi ile...
~ Şifanın Sırları
Hikayenin orjinaline bu link ile ulaşabilirsiniz:
http://soundtheater.tumblr.com/post/5248920094/sound-waves-and-the-fate-of-a-whale

Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)





















